Zeus Tapınağı

   

 Kentin merkezinde yer alan Zeus Tapınağı, MÖ 3. bin yıla kadar giden höyüğün üzerine konumlandırılmıştır. Tapınağın yapımı MS 92 yılında Roma imparatoru Domitianus (MS 81-96) döneminde başlatılmış ve Hadrianus (MS 117-138) döneminde devam etmiştir. Tapınak basit onarımlar geçirerek günümüze kadar ulaşmıştır. Anadolu’da bulunan Roma Dönemi’ne ait en iyi korunmuş Zeus tapınağıdır. Oktastylos (sekiz sütunlu ön cephe) tarzında pseudodipteros planıyla inşa edilen tapınağın kısa kenarında sekiz, uzun kenarında on beş sütun bulunmakta ve yapı 35 x 55 m. ölçülerindeki podyum üzerine oturmaktadır. Pronaos (giriş), naos/cella (ana oda) ve opistodomostan (arka oda) oluşan ana yapının altında, Anadolu’da kullanımı çok yaygın olmayan, yüksek bir tonozlu galeri bulunur. Bu galeriye yönelik iki farklı görüş vardır. Bunlardan biri tapınağın alt galerisinin değerli sunuları depolama amaçlı kullanıldığı üzerinedir. Diğer görüş ise kentin yaklaşık 4 km. güneyinde bulunan Kybele (Meter Steunene) kutsal alanındaki kültün, tapınağın inşasından sonra buraya taşındığı ve tapınakta hem Zeus’a hem de Kybele’ye tapınıldığı yönündedir.

     İlk inşa edildiğinde tapınağı çevreleyen kırk iki sütun bulunmaktaydı. Tapınağın anıtsallığını güçlendiren monolit (tek parça) sütun gövdelerine, kaide ve başlıklar da eklendiğinde sütunların toplam yüksekliği 9,51 m.’ye ulaşmaktadır. Tapınağı çevreleyen sütunların kaideleri Asia-İon tipindedir. Pronaos ve opisthodomos’taki örneklerde ise Attik-İon kaide kullanılmıştır. Tapınağı çevreleyen sütunlar sütunları yirmi dört yivlidir. İç bükey yivlerin genişliği altta 11 cm. yukarıda 9,5 cm.’dir. Bu ölçüler sütunların yukarıya doğru zarif bir şekilde inceldiğini gösterir. İç bükey yivlerin sonlandığı noktada amphora motifleri yer alır. Bu motifler, üzerine gelen volütlü İon başlıklarını zenginleştirir. Başlıkların üzerinde yer alan üç faskiyalı arşitravlar, üst yapıdan günümüze kadar ulaşan mimari öğelerdir.

     Tapınağın pronaos duvarının dış ve iç yüzlerinde yer alan Yunanca ve Latince yazıtlarda, tapınağın kleroslarının (tarım arazisi) kiralarına ait tartışmaların ve kararların yer aldığı Hadrianus dönemine ait yazışmaların birer örneği yer alır.

     Tapınağın batısında sergilenen akroterin, akanthus dalları ve yapraklar arasında Kybele olabileceği ve doğu kısmında tapınak altarının önünde sergilenen akroterin ise Zeus olabileceğine yönelik yorumlar bulunmaktadır.

      Bizans Dönemi’nde kiliseye dönüştürüldüğü bilinen tapınak duvarlarına çeşitli haç motifleri kazınmıştır. MS 13. yüzyılda Anadolu’daki Moğol istilası sonrası bölgeye gelen Çavdar Tatarları’nın bu tapınağı kale olarak kullandıkları bilinmektedir. Bu dönemde ise tapınağın duvarlarına at, okçu süvari, tuğ taşıyan süvari, kopuz çalan insanlar gibi çeşitli figürler kazınmıştır.  

Son Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2023, Cuma